Gazeteci Ergun Babahan’ın sorularını yanıtlayan Salih Müslim, iddiaların aksine Kürtlerin Suriye’de ‘belirsiz’ bir pozisyonda olmadığını, ‘2011 koşullarına dönmek istiyorlar’ dediği Şam ile görüşmelere ‘ara verildiğini’ söyledi.

Müslim, Ahval News’te yayınlanan röportajda Ergun Babahan’ın “Suriye’deki Kürt güçlerinin ABD ile Rusya arasında sıkıştığı söyleniyor. Siz bu ‘belirsizliği’ nasıl yorumluyorsunuz” sorusu üzerine şunları söyledi:

‘ESAS BELİRSİZLİK DİĞER GÜÇLERDE’

“Mevcut durumda bölgede mevcut güçler arasında perspektif ve pozisyon olarak en net, en belirgin pozisyona sahip güç konumundayız. Belli bir hedef doğrultusunda amacı net olup belli düzeyde sorunları analiz edip, bu sorunlara çözüm üreten ve proje sahibi olan tek gücüz. Bu somut projeler doğrultusunda mücadele yürüten, değişim sağlayan ve pratik anlamda sonuç ortaya çıkaran güç konumundayız. Bu anlamda çok belirginiz, çok somutuz. Siyasal olarak da böyleyiz.”

Kendi tutumlarının bölgedeki genel siyasal dengeler üzerinde de etkide bulunduğunu söyleyen Müslim, “Esas belirsizlik diğer güçlerde yaşanan bir durumdur. Herkes sorundan bahsediyor, sorun olduğunu ifade ediyor fakat bu sorun nasıl çözülecek, bu konuda nasıl bir proje ile yaklaşmak istedikleri tam net değildir. Bu anlamda esasen karşımızdaki güçlerde bir belirsizlik yaşanıyor” dedi.

‘RUSYA SADECE REJİMİ KOLLAMAMALI’

Müslim Rusya ile ilgili soru üzerine ise şunları söyledi:

“Rusya elbette bölgede esas ve Suriye’de de etkisi olan büyük bir güç. Fakat sorunlara yaklaşımında, hem sorunları ele alma hem de çözüm geliştirme noktasında yetersiz kalıyor. Rusya sadece rejimi kollamamalıdır. Sadece ‘rejimi nasıl ayakta tutabilirim, nasıl meşruiyetini tekrardan geliştirebilirim’ diye düşünmemelidir. Suriye sorunludur, özellikle özgürlük sorunu, demokrasi sorunu, halklar sorunu vardır ve Rusya bu sorunların hepsini görmelidir.”

‘2011 ÖNCESİ GİBİ BİR SURİYE KURULAMAZ’

Suriye ile yapılan görüşmelerin kesilmesinin nedeni olarak, “Yerel Yönetimler Kanunu’nda bazı değişiklikler yapmak suretiyle 2011’den önceki statüsüne geri dönmeye çalışıyor” dediği Şam yönetimini işaret eden Müslim, “Bizim talebimiz yeni bir anayasanın ve Suriye’de yaşayan halklar arasında ayrım gözetmeksizin demokratik bir anayasanın oluşturulmasıdır. Suriye’nin yıkılmasına neden olan tek tip rejimin değişmesi gerekmektedir, bu da küçük değişimlerle olmaz, köklü reformlarla olabilir” dedi.

“2011 öncesi gibi bir Suriye kurulamaz” diyen Müslim, “Ancak buna rağmen rejimin, bundan sonra nasıl bir Suriye oluşacağına ilişkin bir projesi de yoktur. Biz de diyoruz ki gelin Suriye’nin geleceğini beraber inşa edelim” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN TOPÇU ATEŞİ ULUSLARARASI KOALİSYONA ŞANTAJ’

Babahan’ın, “Bütün bunlar olurken, Türkiye sizi bir ‘tehdit’ olarak görmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Kobanê ve Gıre Sıpi’ye yönelik topçu atışları yaşandı. Bazı kayıplar da verdiniz. Bu saldırıları nasıl yorumluyorsunuz, yanıtınız ne olacak” sorusu üzerine ise Salih Müslim şunları söyledi:

“Kobanê, Gıre Sıpi (Tel Abyad) ve bütün Rojava’ya saldırılar, bir nevi uluslararası koalisyona karşı şantajdır. Birçok yönden Türkiye veya AKP iktidarı bundan yarar sağlayacağını düşünüyor.

Türkiye bir yandan iç sorunlarının üstünü örtmek için, diğer yandan İdlip’te girdiği çıkmazdan kurtulmak için, yine Suriye’deki siyasi çözüm yollarını kapatmak için bu saldırıları yapıyor. Bu oldukça tehlikeli bir yaklaşımdır, çözüm getirmez ve Türkiye halklarının geleceğini tehlikeye koyar. Türkiye halkları AKP’nin bu macerasına ‘hayır’ demelidir.”